Gece yarısı yokluğunun kâbuslarından korkuyla uyanıyorsam Yetim kalmışçasına Düşlerimin ortasında sadece sana ağlıyorsam Anla işte; Ağladıkça hasretine gözyaşlarım süzüldükçe toprağa Bir gün sensiz bitip bir sayfa daha ekliyorsam yalnızlığıma Yüreğim sızlıyor içten içe Ve canım acıyor... alıntı
Hiç göremediğim ama daima hissettiğim gözlerinden bir yudum nefes alıp sana yazıyorum yine. Yürek mürekkebiyle yazılmış onca karalamaya inat seni yaşıyorum satırlarımda. Sen ve ben. İki ayrı kentin sabahında aynı güneşle uyanan iki sevdalı. İmkansızlığın içinde, yokluğun acı nefesinde " aşkı " soluyan iki yürek... Boşver be bitanesi;suyla ateşin, geceyle güneşin birbirlerini sevmesi gibi imkansız olsa da aldırma. Biliyor musun bitanesi;yağmuru dilenen kuru toprak gibi her sabah hiç bilmediğim nefesini soluyorum ben. Güneşi bekleyen kuru yaprak gibi akşam kızıllığında gelecekmişsin gibi hep seni bekliyorum. Biliyorum hiçbir zaman kapımı çalmayacak ellerin ve belki de hiçbir zaman ellerini tutamayacağım ve ellerim avuç içlerinde terlemeyecek belki de hiçbir zaman... Olsun ben yine de seni çok seviyorum... Bırak bu dünya bize hasret borcu olsun.Kavuşmasın sırtlarımız birbirlerine. Değmesin dudaklarımız dudaklarımıza. Sevgi bu değil mi ? Yokluğunda bile sevmeyi bilmek... Ben seni yokluğunda bile sevmeye razıyım bitanesi.. Aşkı yücelten bu değil midir ki zaten?...Buralara yağmur yüklü bulutlar konuk olduğunda seni daha bir arıyorum yağmurun her damlasında .. Çünkü;saçlarımı ıslatan bir yağmur damlası kadar berrak olduğunu biliyorum bu sevginin.. Musluğu açıp avuç içlerime akan suyu delice içmek istiyorum yokluğunda. Çünkü içtiğim sensin gibi geliyor,çünkü senin su kadar temiz bir insan olduğunu biliyorum... Kana kana içiyorum;yüreğinin deryalarındaki nefesi içer gibi içiyorum her defasında.... Sanki seni içiyorum kana kana.... Senden uzakta;dokunduğum herşey de ellerinin sıcaklığını arayıp duruyorum. Oysa ellerini hiç tutmadım ki !.. Ama hissediyorum işte o sıcaklığı ve o hiç bilmediğim sıcaklığı öyle çok özlüyorum ki bitanesi..Baktığım her noktada gözlerinin derinliğindeki umudu seviyorum... Biliyorum gözlerini hiç görmedim ama görmesem de hep seni yaşıyorum ben. Seninle yaşar gibi yaşıyorum senden uzaklarda buralarda.... Seninle;görmeden sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi öğrendim ben. Bir insan yürekten sevilince;dokunmadan sıcaklığını,tenini,nefesini,ko kusunu,soluğunu hissedilebiliyormuş sevdiğinin.Ben seninle öğrendim bitanesi bunu... Seninle yürekten sevmeyi öğrendim ben.. alıntı
adam küçücüktü ama yüreği büyük kadın büyümüştü ama küçücüktü içindeki çocuk tanıdı adam kadını kadın,belki küçücük diye umursamadı adamı kaybetti zaman zaman izini adam yılmadı aradı hep ve bir gün buldu onu açtı küçücük bedenindeki kocaman yüreğini ona kadında daha önce görmediği bir şey gördü onda çıkarsız,umarsız,yalansız sevgi yi gördü gözlerinde sevdi kadın bu kocaman yürekli küçücük adamı zaman zaman iç hesaplaşması yaşasada kendi içine sevdi işte sevdi,adamda onu
bitmesi gerek ti, yoktu sonu ikiside biliyordu yüreklerine söz geçirmeye çalıştılar olmuyordu kadının düşündüğü ama yapamadığını küçücük yaşına bakmadan adam yapıverdi birgün bitti dedi,bitti olmaz bu iş seninle olmak en çok istediğim şeylerden biriydi ama sen hiç benim olamazsın,bende senin dedi ve gitti...
seninle göremeyeceğim belki, sabahın ilk ışıklarını bir akşamın SEVGİ yüklü mehtabını suların ırmak olup çağlamasını gecenin umut dolu yıldızlarını seyredemeyeceğim belki seninle belki ilk,belki de son kez batacağım güneşinle
gelsemde sana,geri döneceğim yine biliyorum
ama geldim işte, buraya kadar
belki hiç alamayacağım kokunu tutamayacağım pamuk ellerini ırmak gözlerine bakamayacağım belki akamayacağım gözlerinden gözyaşı olup kalbinin el değmemiş derinliklerine
bütün bu kahrolası olumsuzluklara rağmen
işte geldim, buraya kadar
aramadım hasret dolu yüreğime bir ırmak ta ki sana rastlayana kadar bir sana takılı kaldım kopamadım sevmem artık, sevemem demiştim ta ki seni tanıyıp, seni sevene kadar